Şimdi rakı olmak vardı.
Bir aşığın sofrasında.
Yudum, yudum içilmek,
Bitmeyen efkarın üstüne…
Olmak vardı işte,
Tabakta da, bir yudum peynir, biraz şakşuka, bir dilim helva
Elinde rakı, İçindeki sevdası….
Efkar olmak vardı,aşığın dilinde
Belki balık olmak vardı,
Masmavi Marmara’da.
Sonra,
Fakirin birinin tabağında,
Aş olmak vardı….bomboş karınlara
Her lokmasına şükür edilerek…
Oysa, ben…
Ola ola sana aşık oldum, bu hayatta
Hıh,
Oldumda ne oldum sanki.
Meyhane köşesinde bir köpek,
Ağlak, sefil bir adam
Ve hala sana yanan……………….. derbeder aşık…
Bundan sonra
Artık sadece dostum ,
Bomboş şişeler bu hayatta
Ve,
Her sabah, akşamda
Yeniden ve yeniden boş şişeler…
Ne garip
Birde içimde sen varsın,
Hala…..
Tabi bilmezsin sen..
Nerden bileceksin ki.
Kaç kere ismini yazdım boş şişelerden
Ve kaç şişe boşaltım içime,
Ben bile unuttum işte…
Bu arada
Unutulmayan bir tek sen oldun….
Artık her gece haykırıyorum ,senle dolu yüreğime…
Seni tanıdığım güne
Lanet olsun
Diye…
( sonra tövbe edip,
sana sarılıp sızıyorum soğuk kaldırım taşlarında………..ve hala seni…deli gibi…….)